Çift terapisi, aile terapisi, ilişki terapisi veya evlilik terapisi olarak da adlandırılan çift-aile terapisi çiftlerin bir ilişki içinde huzur ve mutluluklarını korumayı amaçlayan, çiftlere birbirlerini daha iyi tanıma, anlama ve varolan sorunlarını uygun bir biçimde çözüme ulaştırma imkanı sunan bir terapi biçimidir.

ilişki terapisiÇift–Aile Terapisi Neden Alınır? Terapi Neleri Hedefler?

Birbirinden farklı geçmişleri olan, farklı kültür ve aile yapısına sahip herhangi iki insanın dolaylı olarak değerleri, tutumları, bir ilişkiden veya gelecekten beklentileri de birbirinden farklılık gösterir. Bu farklı vizyonlara sahip iki insanın sevgi ve aşkla dahi olsa bir araya gelmesi esasında karmaşık bir denklemdir. Başta daha kolay gibi gözüken bu denklem zamanla ortak yaşamın gerekliliklerinin ön plana çıkması ve esas kişilik özelliklerinin daha görünür hale gelmesiyle bazı sorunlar doğurabilir. Bu durumda çiftler çoğu zaman aslında çözülebilecek olan sorunlarını çözmeye çalışırken birer taraf haline gelerek bu sorunları çözümsüz hale getirebiliyorlar. İşte bu noktada bu işin uzmanından alınacak bir aile danışmanlığı (çift danışmanlığı, ilişki danışmanlığı) psikoloğun ilişkiyi farklı bir pencereden bakarak hem çiftin algılarında hem birbirlerine karşı olan davranışlarında değişiklik yaratmak ve çifte çatışma durumlarında kullanabilecekleri sağlıklı beceriler kazandırmak amacıyla yaptığı bilişsel-davranışçı terapi sorun yaşayan çiftlere uzun vadeli ve kalıcı bir çözüm sunarak ilişkilerine geleceğe yönelik bir yatırım yapma imkanı verir.

Çift–aile terapisine birçok sebepten ötürü ihtiyaç duyulabilir.

  • İlişkisinde iletişim bozukluğu, duygusal yakınlık problemi yaşayan ve kaygı içinde olan çiftler bu durumların düzelmesi için,
  • Evlilik öncesi şüphe duyan taraflar doğru bir kararla mutlu bir evliliği garanti altına almak için,
  • Evliliklerinin ilk döneminde olan çiftler uyum sağlama, iletişim ve çatışma gibi problemleri ortadan kaldırmak için,
  • Yeni çocuk sahibi olan çiftler aileye yeni katılan üyelerle değişen yeni rollerine ve evliliğin yeni öncelik vedinamiklerine adapte olabilmek için,
  • Ergen çocukları olan çiftler hiyerarşi ve saygı dinamiklerini geliştirmek için,
  • İleri yaştaki evli çiftler ise duygusal yakınlık ve söz sahibi olma konularının iyileştirilmesi için terapi desteği alabilirler.

ilişki terapisiKimler “Çift–Aile Terapisi” Alabilir?

Çift–aile terapisi (ilişki terapisi, evlilik terapisi, aile terapisi, ilişki danışmanlığı veya aile danışmanlığı) denildiğinde genellikle akla ilk yardım almak isteyen evli çiftler geliyor. Bu tamamen yanlış olmayan fakat eksik bir algıdır. Çift terapisi almak için evli olmak şart değildir. Partnerler, birlikte yaşayan kimseler, sözlülük/nişanlılık dönemindeki henüz evlenmemiş çiftler destek almak için uygun kitlelerdir. Kısacası mevcut ilişkilerinde sorun yaşayan ve olduğu haliyle o ilişkiyi sürdürmekte zorlanan her çift bu alanda destek alabilir.

Terapiye Çift Olarak Gelmek Zorunlu mudur?

Her ilişki doğası itibariyle iki kişi tarafından yürütülmektedir. Bu sebeple en yüksek düzeyde verim ilişkide olan iki partnerin de katıldığı bir terapi sürecinden alınır. Ancak unutulmamalıdır ki bir sıfırdan daha büyüktür. Dolayısıyla sorun yaşanan mevcut ilişkideki tek bir taraf terapiye katılım gösteriyorsa, psikolog ilişki içerisindeki sorunları bu şartların izin verdiği biçimde en yüksek düzeyde verim alacak ve iyileştirme sağlayacak şekilde tasarlar ve bu tasarlanan terapi de mevcut ilişkideki problemleri uzun vadede ve kalıcı bir biçimde çözmek için yeterlidir.

Terapi Sürecinde Danışanları Nasıl Bir Süreç Bekliyor?

Her ilişkinin kendine özgü dinamikleri vardır ve aynı problemi farklı çiftler farklı şekilde deneyimler. Dolayısıyla terapi her ne kadar aynı hedefi gütsede, çiftlerin dinamiklerine göre o ilişkiye özel tasarlanır. İlk görüşmede çiftin terapiye gelme sebebi anlaşılır. Çiftin ortaya koyduğu sebep genellikle önceden birikmiş, üst üste gelmiş problemlerin ardından sabrı taşıran son damladır. Dolayısıyla terapi süreci, ilişki terapistinin öngördüğü sırada zaman zaman tarafların ayrı ayrı zaman zaman ise birlikte katıldığı seanslarla ana ve ara problemlerin ayrıştırılmasıyla başlar. Daha sonra taraflar arası sağlıklı iletişim kurulması sağlanarak bu problemlerin üstesinden nasıl gelineceği üzerine çalışılır.

Görüşmeler Ne Sıklıkta Yapılır?

Görüşmelerin sıklığı ilişkinin dinamiklerine bağlıdır. Ana hatlarıyla iletişim krizleri yaşayan bir ilişki haftada bir veya iki haftada bir yapılan 3-4 seans ile düzelebilirken, daha kemikleşmiş problemlere sahip olan bir ilişkinin iyileştirilmesi daha yapılandırılmış ve yoğun bir seans düzenlemesi ile mümkün olabilecektir. Yine de altı çizilmelidir ki her ilişki birbirinden farklıdır. Dolayısıyla aynı problemi farklı çiftler farklı sayıda seansla düzeltebilmektedir.

Eğer siz de ilişkinizde problem yaşıyor ve bu problemleri partnerinizle çözmekte zorlanıyorsanız, ilişkinize uzun vadeli ve kalıcı bir yatırım yapmak istiyorsanız destek alarak ilk adımı atabilirsiniz.

İlişkim için destek almak istiyorum