aybu Hakkında

This author has not yet filled in any details.
So far aybu has created 14 blog entries.

Mutluluk Algısı

Mutluluk şimdiye kadar bir çok kişi tarafından farklı formüllerle tanımlanmıştır. Avusturyalı ünlü nörolog psikiyatr Sigmund Freud mutluluğun sırrını 1930’lu yıllarda aşk ve iş gibi ögeler içeren basit bir denklemle açıklamış. Her basit görünen şey gibi bu göze kolay gelen denklem de aslen basit ancak derin manalar içeriyor. Bir insanı sevmek, hissettiklerimizi karşımızdaki ile paylaşmak duyduğumuz mutluluğu adeta ikiye katlarken, çalışmak, bir şeyler üretmek, öz güvenimizi ve hayattan aldığımız doyumu yüzde yüz arttırıyor. Mutluluk zannedildiği gibi zor değildir.

mutlulukBu satırları okurken bazılarınızın “Zaten sevgilim ve işim olsa ben de daha mutlu olurdum… Mutluluk kolay mı…” dediğini duyar gibiyim. Elbette ansızın olmayan bir iş kurmak veya bir günde bir hayat arkadaşı edinmek mümkün olmayabilir ancak sevmeye “kendimizi sevmekten”, üretmeye de belki bir sabah kahvaltısı hazırlamaktan başlarsak belki de bu basit denklemi sadece kendi kendimize çözebilir, kendi kendimize daha mutlu olmayı başarabiliriz. Mutluluk kendini sevmekle başlar.

Kendimizi sevmek aynaya bakıp görüntümüzü beğenmekten çok daha farklı ve bunun ötesinde bir kavramdır. Elbette fiziksel olarak kendimizi beğenmemiz önemli bir faktördür ancak bu bile aslen kendimizi nasıl algıladığımızla bağlantılı bir durumdur. Kendimizi sevmek kendimizi tanımakla başlar. Kendimizi tanımak ise yaşadığımız süre boyunca hiç bitmeyen bir yolculuktur. Bu yolculuğun neresinde olduğumuz, kendi kendimize önümüze engeller koyup koymamamız, bu yolculukta kaybolmamamız kendimizi sevebilmemizin esaslarıdır.

İnsan zihnindeki düşünceler insanın algılarıyla oluşur. Dolayısıyla, kendimizi ve etrafımızı nasıl algıladığımız duygu ve düşüncelerimizi oluşturur. Bu algılardaki küçük hatalar bile kendimizi sevmememize veya sevilmediğimiz kanaatine varmamıza ve dolaylı olarak mutsuz olmamıza sebep olabilir. Kendiyle alakalı bu şekilde hisseden bir insanın yetersizlik duygusuyla bir şeyler üretmeye başlayamaması ise bir sürpriz değildir. Bu algı hatalarını ortadan kaldırmak, kendimizi ve etrafımızı daha çok sevebilmek, üretebilmek, hayat kalitemizi iki kat daha yükselterek daha mutlu olabilmek aslında son derece kolay ve mümkün.

Mutlu olmanın temellerini atmaya kendinizi tanıma yolculuğuna ilk adımı atarak başlayabilirsiniz. Bu ilk adımı atmak kendi kendinize zor geliyorsa bunu yalnız yapmak zorunda değilsiniz. Bir uzmandan alacağınız ufak çapta bir destek, kendi iç dünyanızı yeniden keşfetmek için yeterli olacaktır. Unutmayın ki psikolojik destek almak için sadece elle tutulur bir travma veya problem yaşamış olmak gerekmiyor. Kendinizi merak etmeniz ve bir şeyleri değiştirmeye kesin olarak karar vermeniz yeterli. Değişime karar verdiğinizde gerek eğitim ve seminerlerimize katılabilir, gerekse bireysel terapi için randevu alabilirsiniz.

Aşk Acısı Nasıl Geçer?

Hepimiz doğamız gereği duygularımızı, düşüncelerimizi, hissettiklerimizi, zamanımızı bazen evimizi paylaşma ve bir hayat arkadaşına bağlanma ihtiyacı duyarız. Birine aşık olmak, biriyle ilişki kurmak bu ihtiyaçları karşılamanın en etkin yolu olduğundan hayatımızda verdiğimiz önceliklerin başında gelir. Aşık olduğumuzda ellerimiz ayaklarımız yerden kesilirmişçesine kalbimiz çarparken bu duygunun yoksunluğunda “aşk acısı” çekerken elden ayaktan kesilir nefes alamıyor gibi hissederiz ve bu durumla başa çıkmakta haylı zorlanırız.

aşk acısı nasıl geçerNeden Aşk Acısı Çekeriz?

Aşkı ne kadar bir duygu olarak adlandırsakta aslında aşk kimyasal bir olaydır. Beynimiz seçtiğimiz adayı algıladığında vücudumuzdaki çeşitli hormonlar (norepinefrin, adrenalin, oksitosin, dopamin v.b.) aktif hale gelir. Bu hormonların salınımıyla birlikte çarpıntı, ayakların yerden kesilmesi, şefkat duygusu ve ilgi artışı gibi fiziksel ve duygusal değişimler gösteririz. Zamanla bu davranışsal değişimleri içselleştiririz ve onlara alışırız. Bu da bizleri diğer alışkanlıklarımıza olduğu gibi hissettiğimiz duygulara, gösterdiğimiz davranışlara bağımlı kılar.

Beyindeki bağımlılık mekanizması çok basit bir denklemdir. Değişkenlerden biri ister sigara, ister yemek yeme alışkanlığı isterse de aşk duygusu olsun denklem aynı şekilde işler. Bağımlı olduğumuz madde veya olguya maruz kaldıkça beyin beslenir, alışkanlığımız da gittikçe pekişir. Söz konusu madde veya olgunun yoksunluğunda ise beslenemez ve artık alışkanlık olmuş bir denklemin bozulması bize acı çektirir. Dolayısıyla, bu alışkanlık eğer sevdiğimiz birine karşı geliştirilmişse, onun yokluğunda biz aşk acısı çekeriz.

Aşk Acısının Nasıl Üstesinden Gelebiliriz?aşk acısı nasıl geçer

Hepimiz genelde aşk acısının üstesinden gelme sürecini unutmak olarak tanımlarız. Aslında bu yanlış bir tanımlamadır çünkü bizler sevdiklerimizi kendi bakış açımızdan bakarak algılar, onlara dair düşünceler oluştururuz. Bizi karşımızdakine aşık eden ve dolaylı olarak yokluğunda acı çektiren aslında kendi algılarımızdır. Dolayısıyla bu algıları değiştirirsek eğer, sevdiğimiz kişiyi unutmamıza da gerek kalmaz.

Bu algı değiştirme sürecini kendi kendimize yönetebilir, kendi kendimize bu duygu yoksunluğunun üstesinden gelebiliriz. Ancak bu tip durumlar beraberinde derin üzüntü ve bunalım getirdiğinden kendimizde harekete geçmek için yeterli motivasyonu bulmamız zaman alabilir. Verimsiz geçen zaman, bu düşük duygulanımımızı konfor alanı haline getirerek bizi daha da dibe çekebilir, daha çok zarar görmemize sebep olabilir. Dolayısıyla, bu sürece rehberlik edecek bir profesyonelden yardım almak bu süreçten daha az yara almamızı, bu süreci daha kolay atlatmamızı ve gelecekte yaşayacağımız diğer ilişkilerde bu hataları yapmamamızı sağlayacaktır.

Psikolojik Destek Aşk Acısının Üstesinden Gelmeyi Nasıl Kolaylaştırır?

Aşk acısının üstesinden gelirken psikolojik destek almak bizlere büyük faydalar sağlar;

  • Herşeyden evvel bu süreci kısaltır,
  • Daha az yara alarak atlatmamızı sağlar,
  • Düşük benlik saygınızı yükseltir,
  • Yas tutmamızı engeller,
  • Kendimize zarar vermemeyi öğretir,
  • Hayat devam ederken sorumluluklarımızı ihmal etmememiz için bizi motive eder,
  • Mevcut ilişkimizde yaptığımız veya bize karşı yapılmış hataların gelecekte tekrarlanmaması için bizi doğru yönlendirir.

Siz de aşk acısı yaşıyor ve bu süreci kontrollü ve sağlıklı bir biçimde atlatmak istiyorsanız, psikolojik destek alabilir, hem şuan içinde bulunduğunuz durumu iyileştirip hem de geleceğiniz için kendinize yatırım yapabilirsiniz.

Bireysel seans başvuru